Epiktetos`tan Bizlere: Huzurlu Yaşama Rehberi

Bundan yaklaşık 2 ay önce satın aldığım “kendisinin efendisi olmayan hiç kimse özgür değildir” kitabını henüz okuyabildim ve kitap kısa olduğu için sadece birkaç saatimi aldı. Ancak bu birkaç saatte, gerçekten uygulandığında hayatımızda büyük değişikliklere sebep olacağını ve nihayetinde daha huzurlu bir hayat yaşamamızı sağlayacağını düşündüğüm önerilerle karşılaştım.

Kimdir?

Öncelikle Epiktetos`un kim olduğunda kısa bir şekilde bahsetmek isterim;

MS 50`li yıllarda Roma İmparatorluğu`nun bir şehri olan Hierapolis`te (Pamukkale) doğan Epiktetos, gençlik yıllarını köle olarak geçirdi. Yaşadığı yerde etrafında bir çok entelektüel insan olması sebebiyle düşünce gücünü çok geliştirdi. Bu gelişimde stoacı düşünür Gaius Rufus`un etkisi büyüktü. O dönemki imparator Rufus`u imparatorluktan kovmuş ve Epiktetos`un sahibini idam etmişti. Bu gelişmeler sonrası Epiktetos özgür kaldı ve Roma`da felsefe dersleri vermeye başladı. Bütün filozoflar Roma`da yaşamaktan men edilince Epiktetos da Yunanistan`a taşındı ve orada kendi felsefe okulunu kurdu. Bir söylentiye göre Platon`un kendi zamanında olduğundan daha popülerdi. Hiçbir zaman evlenmedi ve çocuk sahibi olmadı.

MS 135 yılında da Yunanistan`da öldü.

Genel Hayat Felsefesi

Epiktetos, hayatı boyunca alışılagelmişin dışında bir yaşam felsefesi benimsedi; Epiktetos`a göre mutluluk, bir şeylere sahip olma isteğinden arınmakla mümkündür. İşte Epiktetos`un yapmak istediği şey budur. Bizi sahip olduğumuz her şeyden arındırmak. Biraz garip gelecek bu düşünce belki ama Epiktetos burada elimizde var olanla mutlu olmamız gerektiğini ve fazlasına ihtiyaç duymamamız gerektiğini kastetmiştir, gereksiz isteklerinden arınmış insanların diğer herkesten daha mutlu olacağını düşünür.

Huzurlu Yaşama Yolunda Epiktetos`tan Bizlere Tavsiyeler

Maddeler halinde sıralamak gerekirse;

  • Bir filozof gibi yaşamak istiyorsan, öncelikle bildiklerini unut. Her şeyi bildiğini iddia eden biri yeni bir şey öğrenemez.
  • Anı yaşa.
  • Tanrı`nın verdiklerine şükret.
  • Geçmişi unut, şimdiye odaklan, geleceğe de değil şimdiye!
  • Nerede yaşıyorsan oranın güzelliklerinden faydalan.
  • Giyim kuşam derdinde olma. Bedenine uyanı giy.
  • Zaferi kazanman için yeterince eziyet çekmen gerekir.
  • İnsanları hemen yargılama, empati kur.
  • İnsanların görevi, yaradanın sözlerini hatırlamak ve gerektiğinde hatırlatmaktır.
  • Herkesin içinde bir Tanrı parçacığı vardır ve ona güvendiği sürece acı çekmeyecektir.
  • Güneşin, ayın, yıldızların, yerin ve denizin tadını çıkaran kişi ne yalnızdır ne de çaresiz.
  • Yaptığın ve yaşadığın her şey kendi kararının bir sonucudur.
  • Kendine inan.
  • Bu dünyada güvende olmak istiyorsan, Tanrı`nın varlığına sığın.
  • Doğaya yakın ol, tabiatın kurallarına uygun yaşa.
  • İnsanın tabiatı, özgür, asil ve mütevazi olmaktır.
  • Ölümden korkma, bizim bedenimiz emanettir.
  • İnsan kendini ne kadar mal ve mülkten uzaklaştırırsa o kadar kıymetli olur.
  • Kendinle ilgili değiştirebileceğin şeylerin farkına var ve bunları değiştir ve kendini geliştir.
  • Sen saçından ve bedeninden ibaret değilsin, senin kim olduğunu belirleyen seçimlerindir. Bedene sadece ihtiyacı olanı ver.
  • Zihnini düşünerek geliştirebilirsin.
  • Bir ilkeyi benimsemek için ona her gün sahip çıkmalısın.
  • Sabırlı ol!
  • Kendine yapılmasını istemediğini bir başkasına yapma!
  • Bilmediğin şeyler hakkında konuşma!
  • Sabit fikirli olma!
  • Hızlı tepki verme!
  • Düşünmeyi bil, buna zaman ayır ve sağduyulu ol!
  • Bir şeyleri biliyor olmaktan dolayı gururlanma, mütevazi ol!
  • İçinde bulunduğun durumu değerlendir ve asla rehavete kapılma!
  • Kurallara göre yaşa; doğru yiyip iç, kötü şeylerden uzak dur ve daima egzersiz yap.

Epiktetos`un felsefesinde kimse birbirinden üstün ya da daha aşağı değildir, daima üstün olan Tanrı`dır. Bu bakımdan bakıldığında aslında biz müslümanlar ile aynı tip bir düşünce yapısına sahip olmasından dolayı da Epiktetos`un düşünce yapısı bana sempatik gelmiştir.

Zihnine önem verdiği ve kendini geliştirdiği sürece herkesin kıymetli olduğunu düşünür.

İletişim konusunda…

İletişim, hepimiz için çok önemli bir konudadır. Ne kadar iyi iletişime sahip olursak kendimizi o kadar iyi ifade eder ve o kadar saygın bir insan oluruz.

Epiktetos, insanın asla kendisini anlatmaması gerektiğini savunur. İnsanın zaten hal ve hareketleriyle her şeyinin ortada olduğunu düşünür ve insanın iyi, erdemli ve dürüst olduğu sürece bunun dışarıya yansıyacağını söyler.

Topluluk içinde çok zorunda olmadığı sürece kendimiz ve yaptıklarımız ile ilgili konuşmamamız gerektiğini öğütler. Zorla kimseyi güldürmeye çalışmamak gerektiğini, çünkü bunun insanlar tarafından kendimize duyulan saygının kaybedilmeye yol açacağına inanır.

İnsan kendisini ne kadar anlatırsa anlatsın, karşısındaki kişi onu anlayacak kapasitede olmayabilir.

Kendisine neden birşeyler anlatmadığını soran bir öğrencisine, o öğrencide kendisini dinleyecek ruhun olmadığını söyler; taş gibi, ot gibi duran bir kişiye karşı konuşma arzusu duymacağını ifade eder.

Epiktetos, insanı birlikte olduğu arkadaşının da şekillendirdiğini düşünür. “Körle yatan şaşı kalkar” misali… O nedenle doğru insanlarla birlikte olmamız gerektiğini öğütler.

Yorumum…

Kitaptan verilecek daha bir çok örnek var, ancak hem telif yeme kaygımdan hem de az sayıdaki okuyucuyu sıkmak istemememden dolayı fazla detaya girmemem gerektiğini düşündüm 🙂

Durup, yaşadığımız hayatı düşündüğümüzde Epiktetos`un felsefesini benimsemek pek kolay olmayacaktır. Hepimiz daha iyi bir telefon, daha iyi bir bilgisayar, daha iyi ev, daha iyi araba, daha fazla eşya için çabalayıp duruyoruz. Epiktetos, tam 2000 yıl öncesinde, bunların insana faydadan çok kaygı ve bir şeyleri kaybetme korkusu getireceğini düşünmüş ki, bunun tam zıttı bir felsefe belirlemiş ve hayatı boyunca bu felsefeyi uygulayarak huzurlu yaşadığını ifade etmiş ve öğrencilerine ve bizlere bu felsefeyi tavsiye etmiştir.

Hayat felsefemizi tek bir kitaba bağlamak doğru olmayabilir tabi ki, birçok filozof tarafından yazılan bir çok kitap, yani okumamız gereken bir çok kitap vardır. Ama şunu bilmek gerekir ki önemli filozofların bir çoğu hayatta huzuru bulmanın yolunun sade bir yaşam olduğunu düşünür!